ANTİDEMOKRATİK; MELUNLUK!!!…

Protesto.. Eylem.. Miting.. Boykot.. Gösteri.. Yürüyüş.. Karşı tez ortaya koymak.. Alternatif olmak!.. Seçim istemek.. İstememek.. İktidara karşı çıkmak.. Ya da çıkmamak..  Elbette ki hepsi demokratik zeminde, her fikir, düşünce, siyasi parti için, anasının sütü kadar helal ve haktır.. Ki Anayasal bir haktır da.. Kanunda da, nizamda da, mevzuatta da, tartışmasız bir hürriyete sahip ve yeri vardır!..

***

Amma velakin, sorumluluk karinesi içerisinde olmak kabiliyle!!.. O da, şiddete, öfkeye, kine, nefrete, yakıp yıkmaya, bölüp, parçalamaya, hizipleşmeye, ötekileştirmeye, sokağı, çarşıyı, üniversiteleri, evi barkı, malı mülkü, işi aşı, virane ederek değil.. Sınırları ve sorumlulukları aşarsanız, işte o zaman devlet-i aliyenin çelikten yapılı kadife yumruğuyla, yüz yüze gelirsin ki, bu da demokratik, ve anayasal bir hükümdür!..

***

Peki, CHP bugün ne yapıyor!?… Siyasi sorumluluğu gemileri yakmış şekilde, mevta etmiş!.. Anayasayı, yok hükmünde görmekte!.. Demokratik zemini değil, antidemokratik eylem ve söylem içerisinde, sokakları terörize ediyor!.. Önünü arkasını düşünmeden, sınırları buldozer misali aşarak, yıkarak tam bir vandallık egemenliğiyle, tüm özgürlükleri demir parmaklıklara mahkum ediyor!?.

***

Sürekli bir gerilim içerisinde!.. Sokaktan istediğini alamadı, boykota meyil etti.. Şu kahveyi, bu çayı içme!.. Şu televizyonu izleme, şu mobilyacıdan alışveriş yapma!.. Bu otomobile binme.? Markete.? Bakkala.. Manava.. Berbere.. Benzinciye dahi gitme.. Vur abalıya misali, yeli ve milli sermayeye, esnafa, sanayiciye, üreticiye, benim anti demokratik eylem ve söylemime destek vermek için, diz çöktürün deyip boykota çağırıyor!…

***

Neymiş!.. Buradan siyasal iktidarı ekonomik yönde çökertip, toplumsal öfke seliyle, devirebilmek!.. Nasıl bir akıl tutulması ise… 80’lerin, 90’ların aklı.. Dünya değişiyor, Türkiye değişiyor, ama CHP hala, 80 yıl öncesindeki tek parti, şeflik ve dipçik dönemine, haiz aklın, mecrasında!.. Demokrasiden yana değil, antidemokratik eylem ve söylemden, dış orjinli, mandacı anlayıştan medet umuyor.. Özgürlüğü de vandallıkta arıyor!..

***

Zerre-i miskal siyasi sorumluluk, fikir ve akıl sahibi olsa esnafın, günlük kazanç peşinde koşan insanın ne ekmeğiyle oynanır, ne de tezgahına göz dikilir.. Camı, çerçeveyi, masayı, sandalyeyi kırmakla, dökmekle, hiçbir şekilde demokratik bir kazanım elde edilemeyeceği gibi, meşru bir hak da elde edemezsin!..

***

Kaldı ki, kısa vaadede siyasal iktidara güç kaybı yaşatabilirsiniz!.. Ama bilinmeli ki, keskin sirke küpüne zarardır!.. Zaman aktıkça, ahali de, bugün AK Partiye küskün kesilen, tepkili olan, gönül koyan kesimler inkar ve asimilasyon anlayışından vaz geçmeyen CHP’nin ne haliniz varsa görsün mantığının farkına varırlar!..

***

Ve bilirler ki; Selanik’ten şeriat isterük deyip yürüyüşe geçenlerin iktidarı devşirdikten sonra, laiklik libasıyla, İslam düşmanlığıyla, ahalinin dinine, inancına, başındaki türbanına, tülbentine el uzatılıp, yasakçı, vesayetçi, bir dönüşümle halk düşmanlığı ikmal edildiğini!..

***

10-15 yıl öncesini hatırlarsak.. 28 Şubat’ı aklımıza getirirsek.. Biliriz ki, CHP dün olduğu gibi bugün ve yarın da hiçbir şekilde, halkçı olmayacağı!.. Ne halkçı, ne de cumhuriyetçi!.. Ve tabi ki, siyasetin temel ilkelerini teşkil eden sorumluluk denilen ulvi değere zerre-i miskal sahip değil!…

***

Hal-i hazırda CHP bilerek, isteyerek ve kasten kendisine yönelik harakiri yapıyor.. Kamikaze.. Adaleti.. Hukuku.. Kanunları.. Yasaları.. Bilaistisna; hepsine karşı savaş açmış durumda!.. Kendince buradan, iktidarı getirebilecek, bir kahraman, bir lider, çıkarma gayretinde!.. O kişi de İmamoğlu!..

***

Yolsuzluğu.. Rüşveti.. Milyonluk, milyarlık ihale peşkeşi.. Suç örgütü-liderliği.. Yargıya intikal etmiş, onlarca dosya.. Şikayet eden de, CHP’li, tanık olan da, gizli tanık olan da.. Suçlu CHP’li, suçlayan CHP’li, ispiyon eden de CHP’li.. Ve kabahatli gösterilen iktidar!..

***

Nasıl bir garabet anlamak zor!.. Ama şu nettir ki, CHP’nin ortaya koyduğu anti-demokratik hak sonuç verici değil.. Bilakis, Cezaevinden İmamoğlu’nu da çıkaracak değil.. Yapılması gereken, yargıya saygı duymak.. Ve de yargının kararını beklemek!.. En demokratik zemin ise, siyasi hesap sorucu nokta ise, gelecek seçimdir!..

***

Sokağı terörize etmek, eylemlerle halkı sindirmek, yargıçlara tehdit savurmak, parmak sallamak, çözüm değil!.. Öfke, kin, ihtiras, kızgınlık, saldırı hakikatleri, gerçekleri görmez hale gelirsin!.. Çünkü akıl devre dışı kalır.. Velhasılı kelam, gidişat hiçbir şekilde, Türkiye’ye ve 85 milyon insanımıza yakışmıyor!..

***

Kulağa küpe olsun!.. "Her ne edersen et, yargılanacağını her daim aklında tut... Her kim olursa olsun, haksız, aldatıcı iş tutarsa hesabı hemen sorulacak... Mal çalan, mülk çalan misliyle ödeyecek. Bir halk deyimi vardır; Rüşveti alan da veren de melundur…!.. Hesabını er ya da geç verir!.

***

ÖZEL’İN ÖZGÜRLÜK SAVAŞI!..

Şunu net ifade edebilirim ki, Özgür Özel’in aslan (!) kesilmesinde, ne İmamoğlu’nun cezaevi hali, ne de CHP’li belediyelerde vaki olan, hadiselerin siyasi hesaplaşması!.. Hiç biri onun için dert değil.. Ne demokrasi, ne hak, hukuk, adalet!.. Zerresine takılmıyor!.. Boykotu da, sokağa çağrısı da, üniversiteli gençlere dirence karşı yakıp, yıkıp, kırın demesindeki nedenler şunlardır..

***

BİR.. Kurultay kararı durduk yere almadı.. 6 Nisan’da yapılacak olan kurultayda, hal-i hazırda sırtını sıvazlayan, onu aslan(!) kestirten nedenlerin başında, CHP’de özgürleşen bir koltukta, Özgür Özel olarak kalıcı oturmak, kukla liderlikten kurtulmaktır..

Çünkü, O koltuğa oturduğundan beridir, sürekli bir sarsıntı içerisinde.. Davul boynunda, tokmak İmamoğlu’nun elinde.. Kılıçdaroğlu’nun nefesi ise, ensesinde! Kurultayla, hem tokmaktan, hem de ensedeki nefesin vesayetinden, kurtulmak!..  Şaibeli kurultaydan, şaibeli başkan olma tartışmalarından arınmak!..

***

İKİNCİSİ.. İmamoğlu’nun alelacele Cumhurbaşkanlığı adaylığını, CHP tabanına sandıkla dikte etmesi.? Buradan bir masumiyet karinesi çıkarmak.. Ve İmamoğlu merkezli, CHP’nin ekseri belediyelerinde yaygınlaşan, yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet, ihale peşkeşi çarkının, daha fazla deşifre, kirliliğin dışa yansımaması, üstünü örtebilmek!..

Çünkü, biliyor ki, her geçen gün kirli midedeki şişkinlik patlayacak.. Ortalık pis kokudan geçilemeyecek.. Ve, kirli çarkın içerisinde, kendisinin olduğu gerçeği gün yüzüne çıkacak.. Kendisinin de, İmamoğlu gibi bir proje olduğu yönündeki görüşler tescillenmiş olacak…

***

Kısacası, bir taşla çok kuşu vurma gayretiyle, puslu havayı seven kurt misali.. Çok yönlü bir şekilde, CHP’yi “tek elde” tutmaktır, gayesi!.. Kimseyi savunmak, korumak ve kollamak değil hedefi, özgürleşebilmektir Özgür Özel’in amacı!..

 ***

GÜNÜN SÖZÜ..

Haram dolu midenin şişkinliği, patlamaya müsaittir!..

***

HAYIRLI CUMALAR