KİM NEYE HİZMET EDİYOR?!..

Mevcut siyasi hal-i durum bilinmez denklem misali, her şey meçhul bir kimlik seyrinde ilerliyor?!.. Özellikle de, muhalefet?.. Ve tabi ki başı çeken CHP!.. Sokağı germek, tansiyonu yükseltmek, şiddete ve teröre, terörizme zemin yaratıcı şekilde ateş körükleme mesaisinde bunuyor!..

***

Son haftalarda gördük, marjinal gruplara gün doğururken, bir şekilde siyasal iktidara kendine göre haklı, kendine göre algı egemenliğine biat edici, kendine göre birilerine yaranma nam-ı hesabına insanlar ayağa kaldırıldı!!!.. Sokaklar, caddeler, meydanlar şiddete meyil edildi!

***

Tepkili, öfkeli, sinirli gergin bir o kadar da şiddet meyilli haşin prim aldı!.. Özgür Özel’in sokak çağrıları!.. Ki görüyoruz artık, gençler sokakta.. Üniversiteler karıştı.. Tıpkı 80’lerin, 90’ların, 28 Şubat.. Ki Gezi ve 17-25 Aralık.. 15 Temmuz öncesini de hatırlarsak!…

***

Sokaklara korkunç bir kaotik ortam yaratmaya yönelik, senaryolar aksiyonel şekilde hayata geçiriliyor!.. İktidar da, demokrasiden, eşitlikten, hak, hukuk ve adaletten dem vurularak, gerçekleştirilen sokak eylemlerine karşı ortaya koyduğu müdahale!.. Pek yerinde olmazsa da, denir ya fitili yakan, ateşi gürleştiren muhalefettir!..

***

Muhalefet, üstünlüğü, egemenliği böyle elde etmek istiyor!.. Yolsuzlukları, usulsüzlükleri, rüşveti, ihale peşkeşi.. Yargıya intikal eden onlarca dosyayı!.. İllegal yapılarla iş tutma hali dahil olmak üzere!.. Ben yaparım, kimse dokunamaz güç devşirmesinde!?.

***

Açık ve aleni bir şekilde sokak terörizmine güç veriyor!.. Korku iklimi yaratmaya çalışıyor!.. Ana hedef kaos yaratarak, siyasal iktidara ülkeyi yönetemez dedirtmek için!.. Nitekim her şey öylesine ürkütücü şekilde şirazesinden çıkarıldı ki; kimin neye hizmet ettiği belli değil?..

***

CHP DEĞİŞMEZDİR..

Hep der ve demeye de devam edeceğim galiba!.. CHP kendi iç dünyasındaki kısır, haset, benlik girdabından kurtulmadığı sürece  patinaj yapar durur.. Öylesine katı bir sabitliği var ki!.. Yer küresinde her şey değişir ama CHP’nin  o katı, kısır, sabitleri değişmez!.. İhtiras, tepe anlayıştır!!!…

***

Vaki mi, iç politika icrasında İslam karşıtı olmama hali.. Kökten, laikçi.. Bir o kadar da, darbeci, aynı fikri vesayette ise, faşizan tutumdan vazgeçtiği!.. Akşamcı.. İktidar devşirmek namı, iki dubleden sonra!..

***

Yine vaki mi, ülkenin, milletin ve devletin idari nüfusunu, övmek, ya da elin oğluna şikayet, ispiyonculuk yapmamak!.. Veyahut, dış orjinli içteki apoletlerden, iktidarı medet ummak!..

***

Ne yazık ki, bu değişmez sabitliğinde bir de, parti içerisinde kendisine has, vesayet kuran, koltuk ihtiraslı, zatlar!?. Her şey ve herkes değişir; onlar değişmez!.. Ki parti lideri gider, yine  o akıl değişmez!

***

Enva-i çetrefilli işe imza atarlar, sadece kendi oturdukları koltuğu sağlamlaştırmak için!.. İstemezler birilerinin öne çıkmasını!.. Acaba çıkarsa, bizi oturulan koltuktan kaldırır mı?!.. Şöyle tarih sayfalarını çevirelim.. Kimler geldi kimler gitti?!

***

Ecevit gitti, DSP’nin başına her kim geldiyse, bir adım ilerleme katetti mi?!.. Yok? Baykal gitti, CHP başına gelenler; birbirleriyle çekişmeden öteye gitti mi? Yok.. Partide egemen olan kişileri yok saymak.. Adam yontan parti!..

***

Kılıçdaroğlu’nu yok saydılar mı saydılar!.. Muharrem İnce’yi kapı önüne koydular mı, koydular!.. Nice organize işlerle, Mansur Yavaş’a geri vitesle, sen bir geri dur denildi mi, deniliyor?!.. Özel’i saldırgan tutumda itici hale getirdiler mi, getirdiler!…

***

Belki erken olacak, İmamoğlu’yla alakalı, fikri beyanım!.. Ama CHP’nin sabit, değişmez mekanizması, bozuk saatten beter!.. Her ne kadar 24 saatte bir doğruyu gösterse de, parti ruhunda o yok!.. Göreceksiniz ki, İmamoğlu da bir süre sonra, yok sayılıp, unutulanlar kervanına terk-i diyar edilecek..

***

Velhasıl!.. CHP’nin kozmik odası diye, ifade edilen mekanizmanın iş ve işleminde dava şuuru yok!!.. Hedefinde, demokratik bir zeminde iktidar olmak yok!.. Birlik, dirlik ve her fikrin aynı safta, büyüme ideali yok!.,.

***

Daha açık ve net bir şekilde, ahde vefa denilen ilkelere sahip değilse!.. Düşünür dostun ifadesiyle; iktidarsızlıklarını, elin şeyiyle gidermeye zahir olmuş, koltuk sevdalısı, küçük olsun-benim olsun mantığından çıkmayan, mandacılıkla, bir yere varılamaz!..

***

MHP VE DEM BULUŞMASI!..

Tarihsel ve tarihi öneme sahip, bir açılım!.. MHP ve DEM’in bayram buluşması.. Zuhal Topcu ile Ayşegül Doğan'ın el sıkışarak fotoğraf çektirmesi..  İkramlar.. Karşılıklı, çay içip, sohbet etmek!..  Bayram tadında bir bayramlaşma..

***

Bir değişimin, dönüşümün ve tabi ki olması gereken birliktelik içerisinde, toplumsal mutabakatı tesis etmek!?.. Bir örnek!..

***

Kapıyı aralayan Bahçeli, güven tesis eden Erdoğan!.. Yolu, dikensizleştiren Öcalan.. Ve 85 milyon ülke insanının, güven içerisinde, süreci sahiplenmesi!.. Umut ve beklenti şu ki, çıkılan yolun sonunun, barışın, demokrasinin, birliğin, dirliğin ve büyük Türkiye’nin vücuda ermesidir!..

***

Atılan adım, tutulan el, barışçıl söylemlerin ülkenin ve yaşamın her alanında, örnek teşkil ederek, domino taşı misali, etkileştirmesi!.. Barışın hiçbir zaman kaybedeni olmadığı gibi, kazananı herkestir!.. DEM ve MHP’nin el sıkışması salt iki partiye bir kazanım getirici değil; Türkiye’ye kazanımdır!..

***

Ne diyorduk!.. Yeni yüzyılda, Türkiye’de artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı gibi; toplumsal mutabakata yönelik suikastlere de prim verici ne zemin, ne marjinal yapı ve kimlikler yok artık.. Çünkü, halk şerbetli!..

***

BAHÇELİ’NİN CHP TEŞHİSİ!..

Ne diyor, Devlet Bahçeli..”CHP’nin takip ettiği siyaset bugün de, Türk milletinin egemenlik ve tarihsel haklarıyla temelden ve bütünüyle çatışan bir siyasete dönüşmüştür?..”

***

GÜNÜN SÖZÜ…

Toplumsal mutabakatın tesisiyle, demokrasi ancak kıymet bulur!..