Amedspor kaosa doğru mu gidiyor?

1.Lig'deki ilk sezonunda hedefini "mutlaka Süper Lig'e yükselmek " olarak belirleyen, astronomik bir bütçe ile yola çıkan Amedspor yaptığı onca sukseli transfere rağmen bir türlü istikrarı yakalayamadı.

Amedspor kaosa doğru mu gidiyor?

Yapılan iki teknik heyet ve yönetim değişikliği de beklentileri karşılamaya yetmedi.

Amedspor'daki en önemli sorunun futbol aklı eksikliği ya da akıl verenlerin yanlış insanlardan oluşması olduğunu belirten spor yazarı Veysi Akar'a göre kulüp kaosa doğru gidiyor.

Akar,"Servet Çetin hocanın hemen her hafta yaptığı açıklamalarda saha içinden çok saha dışındaki sorunlara vurgu yapması aslında bu kaotik tabloyu özetliyor. Hocaya 'bunlar senin işin değil. Sen işine bakacaksın " diyebilecek birileri yoksa kulüpte eyvah ki eyvah.

Kimsenin bu kentin hayalleriyle oynamaya hakkı yok " dedi.

Amedspor'un bir türlü istikrarı yakalayaması tartışma yaratırken, eleştiriler de yükselmeye başladı.

Bunlardan biri de spor yazarı Veysi Akar.

Akar, kulübün yaşadığı başarısızlık tablosuyla ilgili dikkat çekici bir yazı kaleme aldı.

İşte Akar'ın o yazısı..

"Amedspor, tarihinde ilk kez yükseldiği 1.Lig'de sezona çok büyük beklentilerle hazırlandı. Hedef doğrudan Süper Lig olarak belirlendi.

Takımı şampiyon yapan Aziz Elaldı güçlendirilmiş bir yönetimle yola devam etti. Takımın başına Ersun Yanal getirildi, bu durum zaten belirlenen hedefi anlatmaya yetiyordu. Bu doğrultuda flaş transferler yapıldı.

Belirlenen bütçeyi konuşmaya gerek yok. Ligin en önemli ve astronomik bütçelerinden biri.

Uzun bir kamp süreci ve sonrasında büyük umutlarla başlayan lig maratonu.

Ne var ki hayaller ile sahadaki gerçekler uyuşmadı.

Takım bir türlü istenilen futbolu ortaya koyamadı, hedefe ulaştıracak istikrarlı sonuçlar gelmedi.

Beklentilerin uzağında kalınması camiada ciddi huzursuzluk yarattı. Bunun üzerine hem Ersun Yanal hem de Aziz Elaldı yönetimi gitti.

Yıllardır Amedspor'un kaderini belirleyen Yüksek İstişare Kurulu ve  Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası yeni bir yönetim oluşturdu. Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Burç Baysal başkanlığında yine Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ve ekibinin icazetoyle yeni yönetim oluşturuldu.

Yarım sezon Sivasspor'da çalışmış olmanın dışında hocalık deneyimi olmayan Servet Çetin göreve getirildi.

Yeni yönetim ve yönetimde sözüm ona futbol aklını oluşturanlar çok pembe bir tablo çizdi. Öyle bir hava yaratıldı ki sanki ligi sallayacak bir takım meydana getirilecek. Biz de kulüp tarihinde ilk kez futbolcu izleme ekibi kurulduğunu, bunların da işin uzmanlarından oluştuğunu düşündük.Bu işin içinde artık futbolu bilenler var diye umutlandık. Menajerlerin pardon simsarların tuzağına düşülmeyecek , birileri kendisine yol yapmayacak sandık.

Peki değişen bir şey olmuş mu ?

Belki biraz erken ama geride kalan haftalar itibarıyla ortada yine bir hayal kırıklığı var.

23 hafta geride kaldı. Takım hala umut vermekten uzak.

Teknik heyetin bir oyun planı, bir stratejisi, hamle gücü yok. Gelen oyuncular neye göre tercih edilmiş belli değil. Başarı tamamen tesadüflere bırakılmış.

Servet hocanın aklı zaten sahada değil. Her hafta başka şeyler konuşuyor. Saha içinden başka her şey var. Belli ki ciddi sıkıntılar söz konusu. Yöneticinin çözmesi ve uğraşması gerekenleri Teknik adam gündem yapıyor. Tam bir otorite boşluğu.

Yönetim demişken kulüp Başkanı ne iş yapar? Futbol Şube Sorumlusu ne iş yapar? Amedspor'da bunlar bir soru işareti.

Kurulan büyük hayaller, o kadar büyük paralar ve kocaman bir hayal kırıklığı

Bu kadar taraftara yazık. Bu kadar taraftar hiç bir yerde yok. Ne yazık ki kulüp onların beklentilerine uygun olarak yönetilmiyor. Ya da doğru yönetilmesine izin verilmiyor.

Amedspor'da bir futbol aklı yok. Futbol aklı olduğunu iddia edenlerin de futbolla ilgisi yok ve niyetleri de zaten futbol değil.

Kimse kusura bakmasın böyle gelmiş ama böyle gitmesine sessiz kalmayacağız. Yanlış varsa karşısında durmaya devam edeceğiz.

Birileri kendi egolarını tatmin etmek için bu kentin hayalleriyle oynuyorsa biz de bu kente karşı olan sorumluluk duygumuzla karşılarında durmaya devam edeceğiz.

Bizim niyetimiz üzüm yemek. Bağcının işini doğru yapmasını istiyoruz.

Dileğimiz doğru işler yapılması. O zaman mutlu olur, takdir ederiz. Ama yanlışa karşı çıkmaya ve eleştirmeye de devam ederiz."

Kaynak: Diyarbakır Söz