CHP’nin organize ettiği 2 Nisan’daki boykota Diyarbakırlıların uyulmadığı görüldü. Duruma tepki gösteren vatandaş ve esnaf, asıl İsrail menşeli ürünlerin boykot edilmesi gerektiğini belirterek, yerli ürünlerin boykot edilmesine bir anlam veremediklerini söyledi.
Diyarbakır'da, "boykot çağrıları"na rağmen kentteki alışveriş merkezleri, semt pazarları, marketler ve iş yerlerinde vatandaşların alışveriş yaptığı gözlendi.
Alışveriş merkezlerinde yoğunluk oluşurken, restoranlarda vatandaşların aileleriyle yemek yediği, kafelerde çay ve kahve içtiği görüldü. Kentin tarihi ve turistik ilçesi Sur'da da hareketlilik dikkati çekti. Gazi Caddesi, Hasan Paşa Hanı ve Yanık Çarşı gibi tarihi mekanları gezip, alışveriş yapan vatandaşların ciğer kebap salonlarında ve tatlı satışı yapılan iş yerlerinde yoğunluk oluşturduğu görüldü.
DİYARBAKIR’DA BOYKOT TUTMADI
Söz Haber, 2 Nisan’da tüm ülkede CHP öncülüğünde başlatılan ancak piyasa araştırmalarında halkın itibar etmediği boykotun Diyarbakır’daki etkilerini araştırdı. Mikrofon uzattığımız esnaflar, Diyarbakır’da boykota uyulmadığını vurguladı.
İsrail’in Gazze’de düzenlediği katliamlar sonrası gündeme gelen İsrail menşeli malların boykotunun daha önemli bir mesele olduğunu kaydeden, Diyarbakırlılar, mikrofonlarımıza şöyle konuştu:
İsmet Çiçek,
“BALTAYI AYAKLARINA VURDULAR”
Yapılan boykot çağrısını kabul etmek mümkün değil. Kendi yerli ve milli ürünlerimiz var tabi ki onları kullanmamız gerekiyor, biz nasıl olur da yabancıların malını kullanırız bu yanlış bir tutum, bütün Türkiye de bunu kabullenmeli. Zaten 85 milyon insanda buna karşı çıktı çağrıyı yapanlar kendi aralarında boykot yaptılar ama boşuna yaptılar. Karşılık bulmasının da imkânı yok herkes karşı zaten bu çağrılara. Sokaklarda kime sorarsanız sorun buna karşı çıkacaktır baltayı ayaklarına vurdular. Bunlar dışarıdan desteklendiklerini ele verdiler şimdiye kadar bütün talimatı dışarıdan alıyorlar. Eskiden yerli ürünlerimiz yoktu ama şimdi şükürler olsun her şeyimiz var bundan öte daha ne olsun. Yavaş yavaş dışarıya olan bağımlılığımız azalıyor ve zamanla hiç ihtiyacımız olmayacak. Boykot İsrail’e uygulanmalı, biz İsrail ürünlerine karşıyız ve mallarını almak istemiyoruz.
Kemal Durmuş,
“SİYASETEN TOPLUM TEPKİSİNİ ALMAYA ÇALIŞIYORLAR”
“Siyaseten toplum tepkisini almaya çalışıyorlar tabi siyasetçiler bu konuda profesyonel. Yalnız karşılık bulduğunu açıkçası düşünmüyorum çünkü vatandaş nezdinde eğer karşılığı olsaydı çok daha farklı olurdu durumlar. Bu konuda esnafın düşüncesi önemli o da piyasa duyarsızlığı yaratıyor. Ben başka şehirden geldim misafirim burada ama gördüğüm kadarıyla böyle bir boykot söz konusu olmadı. Batıda da çok karşılık bulduğuna inanmıyorum.”
Ahmet Yılmaz,
“BOYKOTUN TAM TERSİNİ YAPARIZ”
“Ben bu konuda çok fazla yorum yapmak istemiyorum zaten burada misafirim, az önce Ulu caminin oradan geldim boykota dair herhangi bir izlenimim olmadı. Hatta şöyle boykot olmamakla beraber daha çok tüketim var. Biz üç gündür doğudayız burada bir şey görmedik batıda da öyle kapsamlı bir boykot olduğunu düşünmüyorum. Biz zaten boykotun tam tersini yaparız Türk halkıyız biz. “
Fırat Sert,
“KENDİ SERMAYEMİZİ BOYKOT DOĞRU DEĞİL”
“Bence bu doğru bir çağrı değil sonuçta Türkiye’nin markalarını kalkıp böyle kötülemek hiç hoş bir şey değil. Batılı ülkelerin burada bir sürü sermayesi var ama CHP kalkıp burada Türkiye’nin kendi sermayesini boykot etmesi hiç doğru bir karar değil. Zaten halk boykota uymadı aksine boykot edilen mekânlara akın edildi. Yani çağrıyı yersiz ve gereksiz görüyorum. “
Emrullah Oyan,
“ASIL İSRAİL ÜRÜNLERİNİN BOYKOT EDİLMESİ GEREKİR”
“CHP’nin boykot yapma çağrısı bence de yanlış, yanlış olmasının nedeni sonuçta çağrı yapılan markalar Türkiye’nin yerli ve milli markaları ürünleri. İsrail mallarına da bir boykot yapıldı ve yapılmaya da devam ediliyor ancak o çok farklı bir durum. Tabi asıl İsrail ürünlerinin boykot edilmesi gerekir ama yerli ve milli olan ürünlerin boykot edilmesi ülke sermayesini de etkileyeceği için yanlış bir karar. Sonuçta İsrail din kardeşlerimizi öldürüyor dolayısıyla boykot edilmesi gerekir zaten.”
Kaynak: Diyarbakır Söz