Barışı tesis etmek güçlü potansiyelle mümkün

DTSO Başkanı Mehmet Kaya: Diyarbakır’ın güçlü potansiyelinin barışla taçlandırılması en temel hedefimizdir

Barışı tesis etmek güçlü potansiyelle mümkün

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası ve bileşenleri tarafından organize edilen “2025 Ekonomik Değerlendirme ve 2026 Beklentiler” toplantısı gerçekleşti.

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’na bağlı faaliyet yürüten Gastro İnovasyon Merkezi gerçekleştirilen kahvaltılı basın toplantısına, DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır OSB Başkanı Mustafa Fidan, Karacadağ OSB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Beşir Yılmaz, Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural, DTSO Yüksek İstişare Kurulu Başkan Yardımcısı Burç Baysal, GÜNTİAD Başkanı Sezai Ayas,  DTSO İş Kadınları Meclisi Başkanı Filiz Ekingen, TOBB Diyarbakır Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Hatice Akyıl ve GGC Başkanı Felat Bozarslan katıldı.

BURÇ BAYSAL: ORTAK AKIL, ORTAK İRADE VE ORTAK ÇABA ŞART

Keyma Kadın Kooperatifi tarafından hazırlanan kahvaltı sonrası ilk konuşmayı yapan Burç Baysal, sözlerine basın mensuplarının “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü”nü kutlayarak başladı. Diyarbakır’ın sosyo-ekonomik gelişiminin sadece bir kurumun ya da bir kesimin değil, herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Baysal, “Bu noktada sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının, milletvekillerimizin, belediyelerimizin ve tüm kamu kurumlarının ortak bir vizyon etrafında buluşması büyük önem taşımaktadır. Bizler, Diyarbakır’ın ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınması için daha güçlü bir iş birliğine ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Kentin istihdamdan eğitime, turizmden sanayiye kadar her alanda gelişmesi için ortak akıl, ortak irade ve ortak çaba şarttır. Bu vesileyle, tüm milletvekillerimizi, yerel yönetimlerimizi ve kamu kurumlarımızı; Diyarbakır’ın potansiyelini daha iyi değerlendirmek, toplumsal refahı artırmak ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak adına daha güçlü bir iş birliğine davet ediyoruz. Basınımızın da bu sürece katkı sunmaya devam edeceğine yürekten inanıyoruz. Çünkü güçlü bir şehir, ancak güçlü bir iletişim ve güçlü bir toplumsal dayanışma ile mümkündür” dedi.

MEHMET KAYA: YAPICI İŞBİRLİKLERLE ÇÖZÜME KATKI SUNDUK

Daha sonra konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya da basın emekçilerinin “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayarak, sözlerine başladı. Bu yıl 143. kuruluş yılını kutlayan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın 26 bini aşan üyesiyle kentin en güçlü sivil toplum örgütlerinden biri olduğunu vurgulayarak, “Odamız; Diyarbakır’ın ekonomisine, toplumsal yaşamına ve yaşam kalitesinin artmasına katkı sunmayı temel görev kabul etmektedir. Yasayla bize verilen sorumluluklar çerçevesinde; gerektiğinde yapıcı iş birlikleri, gerektiğinde doğru ve ilkeli muhalefet anlayışıyla kamu kurumları, yerel yönetimler, valilik, milletvekilleri ve kamuoyuyla birlikte çalışıyoruz. Temel kuruluş felsefemiz de tam olarak budur.

“KENTİMİZİN GÜÇLÜ BİR İMALAT YAPISI VAR”

Bu çerçevede, Diyarbakır’ın 2025 yılı ihracat rakamlarını paylaşmak istiyorum. Resmi kayıtlara göre 2024’e kıyasla yaklaşık %13,5 oranında artışla 275 milyon dolarlık bir ihracat görünmektedir. Ancak bu rakam kentimizin gerçek potansiyelini tam olarak yansıtmamaktadır. Kayıt dışılık ve sistemsel eksiklikler nedeniyle fiili ihracatımızın 1 milyar doların üzerinde olduğunu ifade ediyoruz. Nitekim kentimizde her yıl ortalama bine yakın sanayi sicilli işletme açılmakta veya yenilenmektedir. Bu da güçlü bir imalat altyapısına sahip olduğumuzu göstermektedir” dedi.

“BARIŞ SAĞLANMALI, SINIR KAPILARI AÇILMALI”

Diyarbakır’ın ithalatı düşük, ihracatı yüksek; ithalata dayalı değil, imalata dayalı ihracat yapan bir kent olduğunu belirten DTSO Başkanı Mehmet Kaya, şöyle devam etti:

“İhracatımızın %50’den fazlası Irak’a, özellikle Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne yapılmaktadır. Bunun yanı sıra Suriye’ye ihracatımızda 2025 yılında %99’luk bir artış yaşanmıştır. Suriye’de kalıcı barışın sağlanması ve sınır kapılarının açılması halinde, Türkiye’nin Irak’ta yakaladığı 13 milyar doları aşan ihracat hacmine Suriye’de de kısa sürede ulaşabileceğimize inanıyoruz.

Diyarbakır’da beş Organize Sanayi Bölgemiz bulunmaktadır. OSB başkanlarımız birazdan kendi bölgeleriyle ilgili detaylı bilgilendirme yapacaklardır. Ben kısaca şirket verilerine değinmek istiyorum. 2025 yılında ilk kez kapanan şirketlerin, açılan şirketlere oranı %40 seviyelerine ulaşmıştır. Önceki yıllarda bu oran, şirket dönüşümleri nedeniyle yaklaşık %20 civarındaydı. Bu durum, yaşadığımız ekonomik krizin derinliğini açıkça göstermektedir.

Özellikle tekstil sektöründe, ticarette ve beyaz eşya satıcılarında ciddi kapanmalar yaşanmıştır. Son beş yıldaki konkordato verilerine baktığımızda ise 2025 yılında 9 firmamız konkordato ilan etmiş; bu sayı, önceki beş yılın toplamını aşmıştır. Bunun temel nedenleri; finansmana erişimde yaşanan zorluklar, yüksek faiz oranları ve ekonomik belirsizliklerdir. Enflasyon düşüş eğiliminde olsa da faizlerin aynı hızda düşmemesi, 2026 için endişelerimizi artırmaktadır.

Bir diğer önemli sorun da firmalarımızın merkezlerini batı illerine taşımasıdır. 2025 yılında bu sayı 104 firmaya ulaşmıştır. Bunun iki temel nedeni vardır: Birincisi, Diyarbakır merkezli firmaların finansmana erişimde bankalar nezdinde dezavantajlı konumda olmaları; ikincisi ise bölge firmalarının batıdaki ihalelerde ayrımcılığa uğradıklarını ifade etmeleridir.

Sanayi sicili ve kapasite raporu başvurularındaki artış, kentimizin güçlü bir sanayi dinamiğine sahip olduğunu göstermektedir. Tekstil, metal, gıda, mobilya, maden, pamuk, çırçır, yem ve plastik sektörleri öne çıkmakta; bu ürünler Diyarbakır’da üretilerek hem yurt içine hem de yurt dışına ihraç edilmektedir.”

Diyarbakır’ın zengin kültürel değerlerinin yanı sıra mutfak lezzetine de dikkat çeken Kaya, şöyle devam etti:

“Bugün içinde bulunduğumuz Gastro İnovasyon Merkezi ve Sanayi Mektebi, kentin kültürel ve ekonomik potansiyelini geleceğe taşıma hedefimizin somut örnekleridir. 2025 yılında 100’den fazla kadına burada aşçılık eğitimi verilmiştir. Kahvaltıda ikram edilen ürünler, tamamen Keyma Kadın Kooperatifi tarafından üretilmiştir. Ayrıca 90’a yakın kadının yöresel ürünlerini sattığı ‘Çerçi’ satış merkezimiz de faaliyet göstermektedir.

Diyarbakır, coğrafi işaretli ürünler konusunda Türkiye’nin öncü illerinden biridir. Bugüne kadar 16 ürünümüz tescillenmiş, 59 ürünümüz ise tescil sürecindedir.”

Türkiye’de yürütülen çözüm sürecinin önemine dikkat çeken DTSO Başkanı Mehmet Kaya, “Barış ve demokrasi, ekonomik kalkınmanın olmazsa olmazıdır. Kürt sorunu çözülmeden, güvenlikçi politikalar sona ermeden bu bölgede sürdürülebilir bir ekonomik gelişmeden söz etmek mümkün değildir. Geçmiş çözüm sürecinde Diyarbakır’ın ihracatı 400 milyon dolara ulaşmıştı. Bugün hâlâ o seviyeyi yakalayabilmiş değiliz. Aynı şekilde Türkiye, 2014 yılında Irak’ın en büyük ticaret ortağıyken bugün üçüncü sıraya düşmüştür. Güvenlik merkezli politikalarla pazar kaybediyoruz.

Suriye’de çoğulcu, barışçıl bir yönetimin oluşması; Nusaybin ve Ceylanpınar sınır kapılarının açılması hem bölge hem Türkiye ekonomisi için büyük bir fırsattır. Ayrıca Diyarbakır Havalimanı’ndaki uçuş sorunları, sisli havalarda iniş sistemlerinin yetersizliği kentimize yakışmamaktadır. Ulaştırma Bakanlığı’nı bu sorunu acilen çözmeye davet ediyoruz.

2026 hedeflerimiz arasında; Karacadağ’da GES Endüstri Bölgesi kurulması, lisanslı depoculuğun hayata geçirilmesi, küçük sanayi sitelerinin kent dışına taşınması, lojistik merkezinin tamamlanması, hızlı tren ve otoyol projelerinin hızlandırılması yer almaktadır.

Sonuç olarak; Diyarbakır, Mezopotamya’nın merkezi, güçlü ekonomisi, tarihi ve kültürel birikimiyle büyük bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyelin kalıcı barışla taçlandırılması en temel hedefimizdir. Bugün atılan barış adımlarının heba edilmemesi, geçmişte kaçırılan fırsatlardan ders çıkarılması gerekmektedir. Barış, kardeşlik ve ticaret; bu bölgenin ve ülkemizin geleceğidir.”

MUSTAFA FİDAN: BARIŞ SANAYİ YATIRIMLARININ EN GÜÇLÜ TEMİNATIDIR

Diyarbakır OSB Başkanı Mustafa Fidan, 370 fabrikanın üretim yaptığı OSB’de 23 bin kişinin istihdam edildiğini ifade ederek, “OSB’miz artık yalnızca Diyarbakır’ın değil, bölgenin ekonomik kalkınmasında lokomotif rol üstlenen güçlü bir sanayi merkezidir” dedi. 2025’te OSB’de yürüttükleri faaliyetleri anlatan Fidan, 5. Etap’ta bulunan 188 parsel için 250 firmadan başvuru aldıklarını ifade etti. “Bu rakam, yatırımcıların Diyarbakır’a ve OSB’mize duyduğu güvenin açık bir göstergesidir” diyen Fidan, sanayicinin krediye ulaşmakta hala sıkıntı çektiğini anlattı. Fidan, şöyle devam etti: “Sanayicimiz şu anda yüzde 50-60 bandında kredi faiz oranlarıyla karşı karşıyadır. Bu oranlarla üretimi sürdürmek, istihdamı korumak ve yeni yatırımlara yönelmek neredeyse imkânsızdır. Bugün sanayicilerimiz adeta güçlükle ayakta durmaktadır. Üretimini, çalışanını ve işletmesini korumak için büyük bir mücadele vermektedir. Artık bu noktada net ve somut adımlar atılması gerektiğine inanıyoruz. Sanayiciye özel bir banka yapısının oluşturulması, sanayiye özgü, uzun vadeli ve uygun faizli kredi paketlerinin hayata geçirilmesi bir tercih değil, açık bir zorunluluktur. Ülkemizde ve bölgemizde kalıcı barış ortamının güçlenmesi ise yatırım iştahını artıracak, üretimin önünü açacak ve sanayinin daha sağlam temeller üzerinde büyümesini sağlayacaktır. Barış, istikrar ve güven ortamı; sanayi yatırımlarının en güçlü teminatıdır.”

FİLİZ EKİNGEN: KADINLAR İŞ YAŞAMINDA DAHA GÖRÜNÜR OLACAK

DTSO İş Kadınları Meclisi Başkanı Filiz Ekingen ise şunları söyledi: “8 yıl önce, 53 kadınla birlikte sahaya çıkarak Tekstil Sektörü Kadınlar Meclisi’nin tanıtım çalışmalarına başladık. O dönemde hedefimiz; daha fazla kadının bu alanda söz sahibi olması, görünür olması ve karar mekanizmalarında yer almasıydı. Geçtiğimiz günlerde Mehmet Başkan’ın söylediği çok anlamlı bir cümle vardı: ‘Artık siz tanıtım yapmıyorsunuz; insanlar sizi tanıtıyor. Size geliyor, sizinle tanışmak ve birlikte düşünmek istiyorlar.’

Bu sözler bizim için emeğin karşılığıdır. Kadınların artık daha görünür olması, birlikte düşünmesi ve üretmesi uzun soluklu bir emeğin sonucudur. Diyarbakır, emeğe ve değere sahip çıkan çok özel bir kenttir. Bizler de bu bilinçle elimizden geleni yapmaya devam ediyoruz. Elbette süreç içerisinde zorlandığımız, sıkıntılar yaşadığımız dönemler oldu. Ancak kadın girişimcileri belirli bir seviyeye taşımak, iş dünyasında daha görünür kılmak ve karar alma mekanizmalarında yer almalarını sağlamak bizim için her zaman öncelikli oldu. Geçmişte daha çok şahıs işletmeleriyle sınırlı kalan kadın girişimciliği, bugün şirket yöneticiliği ve ortaklığına doğru evriliyor. Biz de bu dönüşümün her aşamasında destek vermeye devam ediyoruz.”

MUSTAFA VURAL: DOĞRU TEŞVİK POLİTİKALARI HAYATA GEÇİRİLMELİDİR.

Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural, resmi verilere göre 2025 yılının, 2024’e kıyasla ekonomik göstergeler açısından daha olumlu bir yıl olduğunu ifade ederek, “Büyüme oranı artmış, ihracat yükselmiş, enflasyon düşüş eğilimine girmiştir. Ancak bu tabloya rağmen yüksek faiz politikaları reel sektörü ciddi biçimde zorlamaya devam etmektedir.

Özellikle kredi faizlerinin yüksekliği; inşaat, hizmet ve sanayi sektörlerinde daralmaya yol açmıştır. İnşaat sektörü başta olmak üzere birçok lokomotif alanın yavaşlaması, zincirleme şekilde istihdamı ve üretimi olumsuz etkilemektedir.

Ekonomideki görece iyileşmeye rağmen sosyal göstergelerde ciddi bir gerileme yaşanmaktadır. Hukukun üstünlüğü, temel haklar, yolsuzlukla mücadele ve adalete erişim alanlarında Türkiye, 2025 yılında bir önceki yıla göre daha geriye düşmüştür.

Açlık sınırının 30 bin TL’yi aşmasına karşın asgari ücretin bu seviyenin altında kalması, toplumun yaklaşık üçte birinin ekonomik olarak mutsuz olduğunu ortaya koymaktadır” dedi.

Diyarbakır ekonomisini de değerlendiren Vural, şöyle devam etti:

“Tekstil sektöründe artan işçilik ve enerji maliyetleri nedeniyle üretim ve ihracatta düşüş yaşanmaktadır. Yatırımlar, maliyetlerin daha düşük olduğu ülkelere kaymaktadır.

Madencilik sektöründe ruhsatlandırma süreçlerindeki belirsizlik ve uzun süreler, yatırımları olumsuz etkilemektedir.

Tarımda ise yüksek girdi ve enerji maliyetleri üretimi neredeyse sürdürülemez hale getirmiştir.

Finansmana erişim, kentimizin en temel sorunlarından biridir. Kredi maliyetlerinin yüksekliği ve bankaların bölgesel limit uygulamaları, yerel firmaları şirket merkezlerini batı illerine taşımaya zorlamaktadır. Bu durum uzun vadede Diyarbakır ekonomisi için ciddi bir kayıp anlamına gelmektedir.

2026 yılına ilişkin en büyük beklentimiz; barış ve demokratikleşme sürecinin başarıyla sonuçlanmasıdır. Güven ortamının güçlenmesi, yatırımların artmasını ve bölgesel kalkınmanın hızlanmasını sağlayacaktır. Geçmişte barış ortamında yakalanan ekonomik seviyelerin hâlâ aşılamamış olması, bu sürecin ne kadar hayati olduğunu açıkça göstermektedir. Diyarbakır İş Konseyi olarak çağrımız nettir:

Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı sağlanmalı, düşük gelirli kesimlerin alım gücü artırılmalı, tarım ve sanayi için doğru teşvik politikaları hayata geçirilmelidir. Aksi halde ekonomik toparlanma kalıcı olmayacaktır.”

SEZAİ AYAS: KALICI DESTEK MEKANİZMALARI HAYATA GEÇİRİLMELİ

GÜNTİAD Başkanı Sezai Ayas da Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ve tekstil sektörü açısından 2025 yılının ciddi zorluklarla geçtiğini anlatarak, şunları söyledi: “Artan üretim maliyetleri, enerji ve finansman giderleri ile küresel rekabet koşullarının ağırlaşması, sektörümüzün sürdürülebilirliğini olumsuz etkilemiştir. Bu süreçte bölgemizdeki istihdam 8.000 seviyelerinden 4.500’e gerilemiştir.

Özellikle emek yoğun bir sektör olan tekstilde, rekabet üstünlüğümüzün zayıflaması firmalarımızın kapasite düşürmesine ve istihdam kaybına neden olmuştur. Bu durum, çalışanlarının %80’i kadınlardan oluşan Tekstil OSB’miz açısından yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda önemli bir sosyal sorun niteliği taşımaktadır.

Tekstil OSB olarak Yeşil OSB anlayışıyla; çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve katma değerli üretimi önceleyen yatırımlarımızı tüm zorluklara rağmen sürdürmekteyiz. 2026 yılına girerken beklentimiz; üretimin, istihdamın ve özellikle kadın emeğinin korunmasına yönelik, sektörün rekabet gücünü yeniden kazandıracak kalıcı destek mekanizmalarının hayata geçirilmesidir.”

BEŞİR YILMAZ: SANAYİ ALT YAPIMIZ ARTIK ÇOK GÜÇLÜ

3 bin dönüm üzerine kurulu Karacadağ OSB’nin bölgenin en büyük sanayi merkezi olacağını anlatan Beşir Yılmaz, “Parsel sayısı birleşmelerle birlikte 124. Şu ana kadar 80-85 parseli sanayicilerimize tesis ettik. İki sanayicimiz üretime başladı. 60 sanayicimiz de temelleri attı, inşaatlar yükseliyor. Hedefimiz Türkiye’nin ilk 10 büyük OSB’si arasında yer almaktır” dedi.

Türkiye’de 40-45 yıldır güvenlik, çatışma ve savaştan dolayı Diyarbakır’ın sanayileşmede, bölgede ve Türkiye genelinde dezevantajlı durumda olduğunu ifade etti. Yılmaz, “Şimdi şu anda çözüm süreci ya da barış barışın sağlanması ile Diyarbakır sanayisi pik yapacak gözüküyor. Geçmişte başka bir sorunumuz daha vardı. Sanayinin alt yapısı Diyarbakır'da yoktu. Şu an Diyarbakır'da sanayi altyapısı artık çok güçlendi.

Yani geçmişte sanayici Diyarbakır'da yatırım yapmak istese dahi bizim onlara verecek sanayi parselimiz yoktu. Ama şimdi biz artık sanayici bekliyoruz” dedi.

Kaynak: Diyarbakır Söz