Son dönemde artan zehirlenme vakaları, halkın “biz gerçekten ne yiyoruz?” sorusuna yüksek sesle dile getirirken, Diyetisyen Eren ve işletmeci Evsen, “ne yediğimizi ve ne de sattığımızı bilemez” hale geldik çığlığı atıldı.
Almanya’dan İstanbul’a tatile gelen Böcek Ailesi’nin gıda zehirlenmesi şüphesiyle art arda baba, anne ve iki çocuklarının hayatını kaybetmesi, yalnızca bir aile dramı değil, Türkiye’nin tamamında yıllardır görmezden gelinen bir gerçeği yeniden gündeme getirdi. Güvenli gıdaya erişim artık kader değil, zorunlu bir hak.
Bu acı olay, hem büyükşehirlerde hem de Anadolu’nun dört bir yanında olduğu gibi Diyarbakır’da da gıda denetimleri, sokak lezzetleri, toplu yemek üretim yerleri ve restoran mutfakları konusunda endişeleri büyüttü. Son dönemde artan zehirlenme vakaları, halkın “biz gerçekten ne yiyoruz?” sorusuna yüksek sesle yanıt aramasına neden oldu.
“Görünmeyen mikroplar öldürüyor"
Diyetisyen Zehra Dicle Eren, halk arasında gıda zehirlenmesinin hâlâ hafife alındığını söylerken, Diyarbakır’da benzer bir algının söz konusu olduğunu ifade etti. Eren, “Gıda zehirlenmesi midemin üşümesi değil; mikroorganizmalar veya toksinlerle kontamine olmuş yiyecekleri tüketmenin sonucudur. Ev yemeği bile yanlış saklanırsa risklidir. Dahası bazı bakteriler yiyecekte koku ya da tat değişikliği bile yapmaz. Özellikle yaz aylarında Diyarbakır’da sokak satıcılarının yoğunlaştığı caddelerde Suriçi, Dağkapı ve Ofis bölgelerinde sıcaklığın etkisiyle riskin katlandığını gözardı etmememiz gerekir.”
"Her zehirlenmenin çabuk belirti vermez"
“Staphylococcus birkaç saat içinde şiddetli kusma yaparken, Salmonella 6–72 saat sonra belirti verebilir. Paraziter zehirlenmeler günler sonra ortaya çıkabilir” uyarısını yapan Eren, “Özellikle tavuk döner, çiğ köfte ve açık büfe toplu yemekler sonrası bildirilen gecikmeli vakaların bu nedenle sık görüldüğünü görüyoruz. Türkiye’de bildirilen gıda zehirlenmesi vakalarının önemli bir bölümü tavuk ve kırmızı et ürünleri, yumurta, mayonez içeren soslar, çiğ süt ve süt ürünleri, kıyma ve kebap çeşitleri, balık ve deniz ürünleri ile önceden pişirilip uzun süre oda sıcaklığında bekletilen yemeklerden kaynaklanıyor. Yaz aylarında sıcaklığın artması, açık büfe ürünler, piknik ortamlarında uzun süre dışarıda bekleyen yiyecekler ve toplu yemek üretimleri risk faktörlerini artırıyor. Ayrıca ev yapımı konservelerde yanlış uygulanan kapama teknikleri ciddi botulizm vakalarına neden olabiliyor"
Restoran İşletmecisi Uyarıyor:
Diyarbakır’da yıllardır işletmecilik yapan İsmet Evsen, sektörün içinden biri olarak durumun ciddiyetini vurgularken şöyle dedi; " Öncelikli olarak işletmelerin dikkat etmesi gereken ilk şey, et ve tavuk alırken günlük ve taze olmasına dikkat etmesi. Sonrasında işlem yapılırken uygun sıcaklığa saklama koşullarına dikkat etmesi gerekiyor, diyen evsen hijyenin kurallarının önemine de dikkat çekti. Evsen," Hijyen bu noktada çok önemli. Hem personelin hijyeni hem de hazırlık yerinin hijyenine çok dikkat edilmesi gerek."
"O yüzden bilmediğimiz yerler"
Evsen, “İşyerlerinde en azından nerde hazırlandığını görebiliyoruz fakat sokakta satılan ürünler öncesinde nerede hazırlanıyor nasıl hazırlanıyor maalesef bilemiyoruz. O yüzden bilmediğimiz yerlerde yememek daha doğru olur diye düşünüyorum” diye konuştu.

İsmet Evsen

Zehra Dicle Eren
Kaynak: Diyarbakır Söz
